Sanat ciddi bir iştir!
Fuat Başar’la sanatın evrensel tabiatı üzerine konuştuk… 

02 Aralık 2010

“Manevi âlemle ilgisi olmayan hiçbir sanat yoktur.”​

___________________________________________________________
Fuat Başar Kimdir?
Sanatçı 1953 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini aynı şehirde tamamladı. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yüksek öğrenimini sürdürürken 1976 yılında hat sanatıyla tanıştı. Sanatçı bir yıl sonra ebru çalışmaya da başladı. Yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul’a gelen sanatçı, 1980 yılında Hattat Hamit Aytaç’tan hüsn-i hat icazeti, 1989 yılında Mustafa Düzgünman’dan ebru icazeti aldı. Fuat Başar; yayınlanmış kitapları, çok sayıda makalesi, tv radyo programları ve belgeselleriyle de hat ve ebru sanatı kültürü üzerine çalışmalar yaptı. Sanatçı yurtta ve yurt dışında yüzlerce sergi açtı ve yerli – yabancı birçok koleksiyona eser verdi. Yüzlerce öğrenci yetiştiren Başar halen çalışmalarını İstanbul’da kendi atölyesinde sürdürüyor.

___________________________________________________________


İslam geleneği açısından sanatın tarifi?


İslam geleneği açısından sanat; Cenab-ı Hakkın her şeyi şaşmaz bir düzen, armoni, bitmez bir güzellik dahilinde yaratmış olmasıdır. Kulların sanat faaliyeti de bu ince noktaları fark edip, güzel oluşumları ortaya koyma çabalarıdır.


Genç İslam sanatı açısından sanatların alanları?
Sanatların alanları çok çeşitli olmasına rağmen en fazla ağırlık verilenleri: Hüsn-i hat, mimari, tezhib, musiki, ebru, cildcilik,
 tasavvuf şiiri vb. gibi alanlardır.

Sanat ve İslam sanatları günümüzde nasıl algılanmaktadır?
Genel anlamda sanat ve özel anlamda İslam sanatları, maalesef günümüzde hobi (zevkli meşgale) ile çoğu kere karıştırılmakta, kolay zannedilmekte ve hatta hafife alınmaktadır. Sanatın tahribi ve felsefesi göz ardı edilmektedir. Hâlbuki sanat çok ciddi bir iştir. Hayatın ta kendisidir. Günümüz teknolojisinin zihinlere yerleştirdiği hazırcılık, hızlılık ve acelecilik felaketlerinden dolayı sabır, sebat, sevgi, faydaya yönelik mantıklılık kavramları savsaklanmaktadır.


Sanatın hayatımıza katacağı boyutlar?
Sanatın hayatımıza katacağı en bariz boyut, sevgi dolu bir ruh boyutudur. Sanat sayesinde işlerimizde önce programlama, sonra sabır ve dikkatle usanmadan bir uygulama, estetik bir ürün, akabinde de üretileni insanlarla paylaşma olgusu ortaya çıkar. Toplumumuzun en ihtiyaç duyduğu dinamikler bunlardır. 


Sanatın manevi âlemle olan ilişkileri nelerdir?
Sanatın uygulama safhası hariç, geri kalan kısımlarının tamamı manevi âlemle ilgilidir. Manevi âlemle ilgisi olmayan hiçbir sanat yoktur.

İslam sanatçısı ürettiği her ürünü de, kendisini de yaratanın, Yüce Yaratıcı olduğunu bilir. “Ben sanat eseri yarattım” ahmaklığına kapılmaz. Benliğini aradan kaldırır. Bazen bu yüzden eserine imza koymadığı bile olur. Sanatla uğraşırken eli işte, gönlü Mevla’sındadır.

İslam sanatçısı ürettiği her ürünü de, kendisini de yaratanın, Yüce Yaratıcı olduğunu bilir. “Ben sanat eseri yarattım” ahmaklığına kapılmaz. Benliğini aradan kaldırır. Bazen bu yüzden eserine imza koymadığı bile olur. Sanatla uğraşırken eli işte, gönlü Mevla’sındadır.

Talha Yıldırım

Yorum alanı kapalıdır.